Suça Sürüklenen Çocuklarda Birikimli Risk Yükü ile Suç Türü ve Tekrarının İlişkisi

Seda GÜNEYSU, Ahmet DEPRELİ, Mehmet Cengil ASLAN, Emre GÜRBÜZ, Mehmet ALTINOK
2026 Cilt: 63 Sayfa:541-546
TÜRKÇE PDF İNGİLİZCE PDF

Öne Çıkan Noktalar

• Suça sürüklenmede tekil risklerden çok kümülatif risk yükü öne çıkmaktadır
• Davranışsal risk faktörü sayısı suç tekrarını orta-yüksek düzeyde ayırt etmiştir
• Mala karşı suçlara karışan çocuklarda kümülatif risk yükü daha yüksektir
• Bulgular, erken risk taramasında kümülatif göstergelerin kullanımını destekler


Türkçe Özet

Giriş ve Amaç: Suça sürüklenen çocuklarda suç davranışının ortaya çıkışı ve sürekliliği, çoğu zaman tekil risk etmenlerinden ziyade birikimli ve çok boyutlu bir risk yüküyle ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, suça sürüklenen çocuklarda birikimli risk yükü ile suç türleri ve suç tekrarı arasındaki ilişkiyi incelemek ve davranışsal risk faktörlerinden oluşturulan risk faktörü sayısının suç tekrarını ayırt etme gücünü değerlendirmektir.Yöntem: Bu kesitsel ve gözlemsel çalışma, 1 Ocak 2024 - 30 Haziran 2025 tarihleri arasında adli değerlendirmeye alınan 982 suça sürüklenen çocuğa ait geriye dönük kayıtlar üzerinden yürütülmüştür. Sosyodemografik, ailesel ve eğitsel değişkenlerin suç tekrarı ile ilişkisi hiyerarşik lojistik regresyon analizleriyle incelenmiştir. Davranışsal risk faktörlerinden (sigara kullanımı, alkol/madde kullanımı, kendine zarar verme, dövme varlığı ve çocuk işçiliği) oluşturulan risk faktörü sayısının suç tekrarını ayırt etme gücü, receiver operating characteristic (ROC) analizi ile değerlendirilmiştir.
Bulgular: Ailede suç öyküsü ve düşük eğitim düzeyi, suç tekrarı ile güçlü biçimde ilişkili bulunmuştur. Davranışsal risk faktörü sayısı, suç tekrarı olan ve olmayan çocukları orta-yüksek düzeyde ayırt edebilmiştir (eğri altında kalan alan [AUC]=0,77). Risk faktörü sayısının özellikle mala karşı suçlara karışan çocuklarda daha yüksek olduğu saptanmıştır.
Sonuç: Bulgular, suça sürüklenmenin tekil risk göstergeleriyle değil, birikimli ve çok boyutlu bir risk yüküyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Davranışsal risk faktörlerinden oluşturulan risk faktörü sayısı, nedensel bir gösterge olmaktan ziyade, erken risk taraması ve risk düzeyine göre yönlendirme açısından pragmatik bir araç olarak değerlendirilebilir.
Anahtar Sözcükler: Adli psikiyatri, davranışsal göstergeler, ergenlik,